VAN GÖLÜ ÇEVRESİNDE GÖRÜLECEK YERLER
Nemrut Kalderası: Nemrut Kalderası, Van Gölü’nün batısında, Bitlis’in Tatvan, Ahlat ve Güroymak ilçeleri arasında yer alan devasa bir volkanik kalderadır. Dünyanın ikinci, Türkiye’nin en büyük krater gölünü (Nemrut Gölü) barındırır. Deniz seviyesinden yaklaşık 2.247 metre yükseklikte bulunan kalderada, ikisi büyük olmak üzere toplam 5 göl yer alır; en derin nokta 155 metredir. Nemrut Dağı uyuyan aktif bir volkandır; son lav çıkışı 1441 yılında gerçekleşmiştir. Göl tatlı su içerir, çevresinde sıcak su kaynakları ve kaplıcalar bulunur. Kamp, doğa yürüyüşü, fotoğrafçılık ve manzara seyri için popüler bir yerdir. 2013’te Ramsar sulak alan olarak korunmaya alınmıştır.

Ahlat: Ahlat, Van Gölü’nün kuzeybatı kıyısında Bitlis’e bağlı tarihi bir ilçedir. Selçuklu döneminde Ahlatşahlar Beyliği’ne başkentlik yapmış, Anadolu’nun Türkleşmesinde önemli rol oynamış kadim bir yerleşimdir. Dünyanın en büyük Selçuklu mezarlıklarından biri olan Ahlat Selçuklu Mezarlığı (Ulu Mezarlık), binlerce zarif işlemeli mezar taşıyla ünlüdür; Orhun Abideleri’nin İslamlaşmış hali olarak kabul edilir. Ahlat Kalesi, tarihi camiler ve Van Gölü kıyısındaki doğal güzellikleriyle öne çıkar. “Anadolu’nun tapusu” olarak anılan ilçe, tarih ve kültür turizmi açısından zengindir.


Süphan Dağı: Süphan Dağı, Van Gölü’nün hemen kuzeyinde, Adilcevaz, Erciş ve Patnos arasında yükselen 4.058 metre yüksekliğindeki stratovolkandır. Bölgenin en yüksek dağlarından biri olup, Doğu Anadolu’nun görkemli manzaralarını sunar. Zirvesi genellikle karlıdır; yazın trekking ve doğa yürüyüşü, kışın ise dağcılık için uygundur. Van Gölü ile birlikte oluşturduğu muhteşem panorama, özellikle gün batımı ve gün doğumu saatlerinde büyüleyicidir. Volkanik yapısı ve çevresindeki yaylalarıyla ekoturizm açısından değerlidir.

Erciş Balık Göçü: Van Gölü’nün endemik türü inci kefalinin (Van kefali) üreme döneminde gerçekleştirdiği olağanüstü doğa olayını ifade eder. Her yıl Nisan sonundan Haziran sonuna kadar inci kefalleri, gölün tuzlu ve sodalı sularından çıkarak Erciş’teki Deliçay ve Balık Bendi gibi tatlı su akarsularına göç eder. Balıklar akıntıya karşı yüzer, engelleri “uçarak” aşar ve görsel bir şölen yaratır. Erciş Balık Bendi Tabiat Parkı’nda her yıl binlerce yerli ve yabancı ziyaretçi bu göçü izler; Uluslararası İnci Kefali Göçü Festivali de burada düzenlenir. Doğa harikası bir olaydır.

https://www.youtube.com/watch?v=4BdLGf_x12M inci kefal habitat tv
Muradiye Şelalesi: Muradiye Şelalesi, Van’ın Muradiye ilçesine yaklaşık 8-10 km mesafede, Bendimahi Çayı üzerinde yer alır. Yüksekliği 18 metre, genişliği ise ortalama 36 metredir (en geniş noktada 77 metre). Adını IV. Murat’ın Bağdat Seferi’nden alır. Tendürek Dağı’ndan beslenen şelale, volkanik boğazdan dökülürken muhteşem bir görüntü oluşturur. Çevresi yeşil bitki örtüsüyle kaplıdır; piknik, fotoğraf ve doğa yürüyüşü için idealdir. Karşı tarafında asma köprü ve rekreasyon alanı bulunur. Van şehir merkezine yaklaşık 80 km uzaklıktadır.

Van Kalesi: Van Kalesi (Tuşpa), Van Gölü kıyısında, il merkezine 5 km mesafede, 1.800 metre uzunluğunda, 120 metre genişliğinde ve yaklaşık 80-100 metre yüksekliğinde sarp bir kayalık üzerine kurulmuş antik bir kaledir. Urartu Kralı I. Sarduri tarafından MÖ 840-825 yıllarında yaptırılmıştır ve uzun süre Urartu Krallığı’nın başkenti Tuşpa olmuştur. İçinde Sardur Burcu, Analı-Kız açık hava tapınağı, kaya mezarları, bin merdivenler, sur kalıntıları ve yazıtlar yer alır. Urartulardan sonra Pers, Osmanlı ve diğer dönemlerden izler taşır. Van Ovası ve göl manzarası muhteşemdir; tarih ve arkeoloji meraklıları için vazgeçilmez bir duraktır.

Akdamar Adası: Akdamar Adası, Van Gölü’nde Gevaş ilçesi açıklarında yer alan küçük bir adadır. Üzerinde 915-921 yıllarında Vaspurakan Kralı I. Gagik tarafından Keşiş Manuel’e yaptırılan Akdamar Kilisesi (Surp Haç Kilisesi) bulunur. Orta Çağ Ermeni mimarisinin en önemli eserlerinden biri olan kilise, kırmızı andezit taşından inşa edilmiş olup dış cephesindeki zengin figürlü kabartmalar (Kutsal Kitap sahneleri, hayvan ve bitki motifleri) ile ünlüdür. 2007’de restore edilerek anıt müze olmuştur. Adada ayrıca şapel ve diğer yapılar vardır. Tekneyle ulaşılır; Van Gölü’nün eşsiz mavisiyle bütünleşen manzarası büyüleyicidir.
